Teknoloji

t-shirt tasarım dersleri ve kaynakları

\

muhtemelen dünyanın en çok satın alınan giysisi t-shirt’tür. haliyle, oldukça fazla tasarımcının çalıştığı çok geniş bir sektöre aittir. “grafik tasarımla ilgileniyorsanız ilgi alanınızı bir adım daha öteye taşıyarak tişört tasarımında kendinizi geliştirebilir ve sektördeki yerinizi alabilirsiniz.

bu noktada işinize yarayacak bir bildiri.

tişört tasarım dersleri
bu dersler sayesinde hem tişört tasarımı hakkında birçok şey öğreneceksiniz hem de vektör tasarımdan, renk ve ışık ayarlarına kadar neredeyse photoshop ve illustrator’ın bütün araçlarında ve efektlerinde kendinizi geliştirebileceksiniz.

düzenli bir tişört tasarımı

\

sınırlı renk aralığında tişört tasarımı

\

facebook oyunlarının top 10′u burada!

sosyal ağların gelişmesiyle, zaten ciddi bir kullanıcı kitlesine sahip olan oyun dünyası, sosyal ağların kendilerine sağladıkları çeşitli imkanlar ile kullanıcıların birbirleri ile olan etkileşimlerini en üst düzeye çıkarmalarını sağlayan sosyal oyunlar (social gaming) ile, büyük miktarda maddi kazançelde etmeye başladılar.

\

aşağıdaki listede, günümüzün lider sosyal ağı olanfacebook’ta oynayabileceğiniz, en ilgiçekici 10 oyunubulabilirsiniz.

10- biotronic

\

9 - restaurant city

\

8 - mindjolt games

\

7 - know-it-all trivia

\

6 - zynga poker

\

5 - bejeweled blitz

\

4 - yoville

\

3 - mafia wars

\

2 - word challenge

\

1 - farmville

\

3D Ekranlı İlk Dizüstü Bilgisayar Hayata Geçirildi!

Acer, 3D ekranlı ilk dizüstü bilgisayarı Yeni Zelanda’da hayatageçirdi. Aspire 5738DG adlı dizüstü bilgisayar 15.6 inç ekrana sahip. Ekranı üzerinde özel bir kaplama bulunan dizüstü bilgisayar, 4 GB bellek ve 320 GB sabit disk’i bünyesinde bulunduruyor.

\
Üzerinde bulunan özel kaplama sayesinde kullanıcı ister ise 3D modunda ister ise de normal modda ekranı çalıştırabilecek. TriDef 3D yazılımı ve polarize bir gözlük ile kullanıcılara ulaşacak olan Aspire 5738DG’nin, en büyük özelliği ise 3D CineReal desteğini kullanıcılara sunması.

\

Fiyatı ise Yeni Zelanda da 1,484$ olarak satışa sunuldu.

Kaynaklar: Pocket-lintEngadgetSlashgear

3G Hadisesine Sosyal Açıdan Bir Bakış

\

Reklamlar sayesinde daha henüz olmayanı olmuş gibi gösteren, herhangi bir hayali zihinlerde gerçekmiş gibi yaşatan ve 3Gteknolojisini allayıp pullayarak önümüze süren şirketlere şapka çıkartmaktan başka yapacak birşeyimiz yokmuş gibi görünüyor, şu sıralar! İzliyoruz. Yaptığımız en iyi şey değil mi izlemek? Çok pis mahalle kavgası, video, futbol, horoz dövüşü izlemez miyiz? Olay bu kadar hızlı lanse edilirken, bu denli hormonlu bir ürüne ancak onun kadar hormonlu kullanıcılar layık görüleceğinden, tıpkı güneş yüzü görmeden, ayağı toprağa basmadan besin zincirine dahil olan tavuklar gibi güdümlenecek bu teknolojinin köleleri de. Mevcut yemleme sistemi daha da hızlanacak. Yahut farkına varılırsa akış tersine döndürülecek. Herşey insanoğlunun akli dengesine bağlı.

Günde 3 – 4 kez ışıklandırma ve karartma sayesinde sabah ve akşam olduğunu sanan, yemlerine katılan maddeler sebebiyle ince bağırsaklarının tetiklenmesi sonucu mütemadiyen yeme güdüsü içinde olan, kesimhaneye yaklaşırken aldıkları elektroşok yüzünden can havliyle gıdaklayarak başlarını öne uzattıkları için bıçaklar arasında kafalarını kaybeden tavuklardan ne farkı kalacak bu kölelerin?

Kapitalist dünyanın uydurduğu bir oran var. Yeni nesil anlasın diye “rasyo” diyelim. Yemin canlı ete dönüşüm rasyosu. Farkında olarak ya da olmayarak bu rasyo 3G teknolojisine geçenler için de geçerliğini kazanacak ve sonra belki halihazırda mevcut 4G ve 5G entegrasyonu için de tekrarlanacak. “Tarih hep tekerrürden ibaret” denir. Tavuk yemlenecek, ivedilikle canlı ete dönüşmesi sağlanacak, bir şekilde paketlenecek ve teknolojiyi getirenlerin önüne hazır şekilde çıkartılacak. Üzerine hangi fiyatı basacağına da teknolojisağlayıcısı karar verecek, o da bir zahmet. Çok zor birşey değil. Her birinde teknoloji köleleri için cici fiyat tarifeleri mevcut olacak. Her daim “Çabuk kullan yoksa hakkın yanar” şeklinde duyulan bir fısıltı eşliğinde üstelik. Teknolojiyi çabuk tükettikçe daha çok yorulacak insan. Reklamlarda avaz avaz bağırmanın ve puntosu küçültülmüş harflerle konuşmanın yeri ve zamanını iyi bilir bu firmalar. Herşey ürünü tüketenin aleyhine bundan böyle. Tüketiciyi tüketenin de lehine olacak.

Ayrıca bu kısaltılmış 3G, söylemini “ar-ge (araştırma-geliştirme)” gibi ifade ettiğimiz ama açılımı halen okunurken “tördcenereyşın” ifade olunan, kimilerinin “triicii” diye diline çoktan doladığı, “bari 3J yahut 3N olasılığı düşünülseydi” dedirten uydurmasyon bir yenilik. Türkçe hızlanan trene bakarken “bilgisayar” için yakaladığı başarı grafiğini “3G” ile sürdüremiyor maalesef. “Dilinizden utanmayın” diyenleri duyan yok. Dünya tek tip davranış biçimleri sergileyen, mesela yavaşlıktan asla hazzetmeyen, uzun açıklamalara hiç sabrı olmayan, bir eşyası eskimeden yerine yenisini almak için can atan, arkadaşında o şeyin bir üst modelini gördüğünde uykuları kaçan, sosyo politik oluşumları umursamakta zorlandığı vakit kulaklıklarının ardına saklanan, uyanır uyanmaz bilgisayarına yönlenen, sosyalliğini internet sitelerinde deneme tahtalarına yatıran primat tüketiciler oluşturmak için reklama bolca para akıtan firmalarla dolu bir yer artık. Doğal olarak 3G dedirtecek. O bir kere keşfetmiş, senin onu yeniden keşfine ihtiyacı yok. Ayrıca primatlarda herşeyi mevcut dört elleri ile kavrama yeteneği oldukça gelişkindir. 4G lanse edilene değin insan vücudundaki ayakların ele dönüşüp evrimleşmesi için bu firmaların atmayacağı takla kalmayacak kanımca. Yoksa neremizle tutup kavrayacağız bu 3G’nin bir üst modelini?

Artık cep telefonundan birbirine el sallamak, bayramı seyranı yine cep telefonundan kutlamak çok normal şeylermiş gibi algılanacak belki de… Ekrandan patrona bir gömlek ile görünüp altında slip don ve terlikle yatak odasından rapor verilebilecek! Konuşma esnasında geri planda duvarın görünüyor olması çok önemli. Unutulmamalı. Hatta bu görüntülü konuşma hadisesi yaygınlaştığında herkes ekranlarda birbirine tepeden bakar olacak ya, tepeden bakmak istemsiz de gelişse, karşı tarafın içinde bir tür kompleks gelişimi engellenemez herhalde. Tam bir fiyasko. Sıkça sorulan sorular hanesine “Psikolojik sorunlarım var 3G. Çözüm önerilerin nelerdir?” gibi sorular eklenecek. “Arkadaşım bana tepeden bakıyor. Bakışlarıyla beni eziyor. Bu sorunu nasıl aşabiliriz?” O telefoncihazını dakikalarca yüz hizasında tutmak biraz kol kası ister, laktik aside dayanıklılık gücü gerektirir. Bunu yapabilecek babayiğitlerin meydana çıkmaları, kısa kollu gömleklerle pazu gösterisinde bulunmaları kuvvetle muhtemel sonuçları olabilir 3G’nin. Kol kası geliştirmede başarısız olacaklar için cep telefonunu kafaya monte edecek aparatlar geliştirilip pazarlanabilir. Fakat bu gidişle iyice asosyal hale gelmenin hazzı artık nerede patlar, bakın onu henüz tahmin edemiyorum işte.

Alıntıdır.

Online Disk Alanı

Rapid megashare gibi bir çok paylaşım adresinden sonra kişiye özel ve şifrelenibilir bir alan oluşturulmuş 4shared.com adresinde sizde bu 1 gb lık alanı kendi my documentnizmış gibi kullanabilirsiniz.

HTC, 1 GHz işlemci ve 4.3 inç ekrana sahip amiral gemisini tanıttı HD2

Windows Mobile severlere yönelik geliştirdiği başarılı cep bilgisayarlarıyla yakından tanıdığımız HTC firması, internet ortamında üzerinde uzun süredir konuşulan modeli HD2′nin lansmanını gerçekleştirdi. Şimdi, HD2′nin PDA dünyasına yeni bir soluk getirip getirmediğini hep beraber inceleyelim.


İlk olarak 120.5 mm uzunluğunda, 67 mm genişliğinde ve sadece 11 mm kalınlığında sade tasarımıyla dikkat çeken HD2, 850 / 900 / 1800 / 1900 MHz’lik GSM şebekesiyle ve HSDPA alt yapısıyla uyumlu çalışabiliyor. 3.5G olarak da adlandırılan HSDPA alt yapısı, kullanıcılara 7.2 Mbps hıza kadar download olanağı tanımakta. Windows Mobile 6.5 Professional işletim sistemini ve HTC’nin Sense arayüzünü kullanan HD2, 1 GHz saat hızında Qualcomm Snapdragon platformundan ve 448 MB RAM’den güç alıyor. İlk olarak Toshiba’nın TG01 modelinde karşımıza çıkan Qualcomm Snapdragon platformu ve 448 MB RAM kullanıcılara yüksek performans vaadediyor.


HTC HD2′de 4.3 inç (~10,9 cm) boyutunda 480×800 piksel çözünürlüğünde (WVGA) dokunmatik ekrana yer verilmiş. Ekran, iPhone’da olduğu gibi kapasitif teknolojisini kullanıyor. Bu da PDA’yı kaleme ihtiyaç duymaksızın kullanabileceğiniz anlamına geliyor. Ekranın boyutu ve yüksek çözünürlüğü özellikle film izleme ve internet kullanımı için ideal görünmekte. Bunlara ek olarak PDA’da ışık sensörü ve hareket sensörü bulunuyor. Işık sensörü ortamdaki ışık miktarına göre ekran parlaklığını ayarlıyor. Örneğin karanlık mekanlarda ekran parlaklığı azalırken, aydınlık mekanlarda parlaklık artıyor. Hareket sensörü sayesinde de PDA’yı yatay konuma getirdiğinizde görüntü otomatik olarak yatay hale geçmekte.

PDA’nın arka yüzünde ise anın yakalanması için 5 megapiksel çözünürlük sunan kamera yeterli görülmüş. Kameraya, otomatik odaklama ve loş mekanlarda çekim için çift led flaş eşlik ediyor.

Wi-Fi 802.11 b/g, Bluetooth v2.1 ve dahili GPS modülüyle zengin bağlantı seçeneklerine sahip HD2, aac, .amr, .m4a, .mid, MP3, .mp4, .qcp, .wav, .wma formatındaki ses dosyalarını, wmv, .asf, .mp4, .3gp, .3g2, .m4v, .avi formatındaki video dosyalarını destekliyor ve cihazın 3.5 mm’lik jak girişi sayesinde istediğiniz kulaklığı kullanabiliyorsunuz. Ayrıca cihazda FM radyo özelliği de unutulmamış. Facebook ve Twitter gibi popüler sitelerle entegrasyonu sağlanan HD2 ile Youtube’da video da paylaşabiliyorsunuz.

Son olarak 1230 mAh lityum iyon bataryaya sahip HD2, 3G şebekesi göz önünde bulundurulduğunda 390 saat bekleme, 320 dakika konuşma, 8 saate kadar video ve 12 saate kadar müzik dinleme süresi iddiası taşıyor. Elbette bu sürelerin en iyi koşullarda geçerli olduğu unutulmamalı.

HTC HD2′nin ekim ayının sonu – kasım ayının başlangıcı gibi çeşitli operatörlerce Avrupa’da satışına başlanması, ilerleyen günlerde de diğer ülkelerde yüzünü göstermesi bekleniyor. HTC, fiyat konusunda ise herhangi bir açıklama yapmadı. Ancak çeşitli söylentilere göre İngiltere fiyatı yaklaşık 540 Euro, İspanya fiyatı da (Vodafone) 650 Euro olabilir.

Teknik özellikler:

Şebeke: Quadband GSM / HSDPA
EDGE desteği: Var
İşletim sistemi: Windows Mobile 6.5 Professional
İşlemci: 1 GHz Qualcomm Snapdragon
RAM / ROM: 448 MB / 512 MB
Boyut ve ağırlık: 120.5 x 67 x 11 mm / 157 gram
Ekran: 4.3 inç, 480×800 piksel, dokunmatik, kapasitif
Bellek: microSD desteği
Kamera: 5 Megapiksel, otomatik odaklama, çift led flaş
FM radyo: Var
3.5 mm jak girişi: Var
Bluetooth: Var, v2.1 + A2DP
WI-FI: Var, 802.11 b/g
GPS: Var, A-GPS
Batarya: 1230 mAh lityum iyon

Vista Kan Ağlıyor!

Microsoft, Windows 7 ile birlikte büyük başarılara imza atacak ve tatmin edici satış grafiği yakalayacak gibi gözüküyor. Bunun yanında, firmanın hiçbir zaman iyi bir satış grafiği yakalayamayan bir önceki işletim sistemi olan Windows Vista, iyice dipleri boylayacak gibi gözüküyor. Zira, Eylül 2009 itibariyle Vista‘nın %0.2′lik düşüşünün, ay sonunda %18.6‘ya varması bekleniyor.
Vista tarafında bu düşüş yaşanırken, Windows 7‘nin ön siparişleri ise Eylül ayından bu yana %0.3 artışta..

Vistayı hiç begenmemiştim ama windows 7 iş yapacak gibi görünüyor microsoft için.

en iyi 5 ücretsiz veri kurtarma yazılımı

\

Veri kaybının önüne geçmek için en etkili yol, verilerin anlık olarak güvenli bir ortama yedek alınmasıdır. Fakat ne kadar dikkatli olursanız olun, hiç beklemedeğiniz anlarda veri kaybı ile karşılaşabilirsiniz. Bazen tatil resimlerinizi fotoğraf makinenizin hafızasından okuyamazsınız, bazen akıllı oda arkadaşınız bir haftadır üzerinde çalıştığınız ödevi bir çırpıda silebilir. Sayacağımız acil durum veri kurtarma araçları, verilerinizi sonsuza göndermeden önceki kurtarıcılarınız olabilir.

\

1. TestDisk (Windows/Mac/Linux)

TestDisk açık kaynak olarak geliştirilmiş çok güçlü bir araç. TestDisk FAT, NTFS ve ext2 dosya sistemlerinde bulunan silinmiş verileri kurtarmakla kalmayıp birçok ek özelliği de beraberinde getiriyor. TestDisk’i kullanarak önceden aldığınız bir backup dosyası üzerinden boot sektörünüzü kurtarabilirsiniz. boot sektörünüzü baştan oluşturabilirsiniz, FAT tablolarını tamir edebilirsiniz, MFT’nizi düzeltebilirsiniz, ext2/ext3′lerde bulunan SuperBlock kısmını yedekleyebilirsiniz, diskin değişik bölmelerinde bulunan silinmiş dosyaları kurtarabilirsiniz, ayrıca silinmiş disk bölümlerini çok değişik formatlarda olsa bile tekrar bulabilirsiniz. TestDisk komut satırı tabanlı bir araç, bu yüzden herhangi bir arayüze sahip değil, fakat yazılım içerisinde bulunan menüler ve wiki sayfasında bulunan dökümanlar sorunsuz bir başlangıç için oldukça yeterli.

 

 

\

2. Recuva (Windows)

Recuva Windows tabanlı çalışan oldukça kullanıcı dostu bir uygulama. Recuva’yı çalıştırdığınız zaman, kayıp dosyalarınızı ister yazılım üzerinde bulunan sihirbaz ile isterseniz de manuel modda çalıştırarak bulabilirsiniz. Dosya bulma sihirbazı dosyalarınızı kaybettiğiniz fakat nerede olduğunu ve nasıl geri getireceğini bilmediğiniz durumlarda oldukça pratik. Sihirbaz adım adım sorular sorarak, hangi dosya tipini hangi klasörlerde aradığınızı öğreniyor ve bu şekilde daha temiz ve hızlı sonuçlar çıkarabiliyor. Eğer sihirbazı kullanmak istemezseniz, direk olarak manuel modu kullanabilir ve dosyalarınızı olması gereken yerlerde arayabilirsiniz. Recuva kayıp dosyalar için yeşil/sarı/kırmızı renk durumları kullanarak dosyaların ne kadar geri döndürülebilir olduğunu gösteriyor. Ayrıca mümkün oldukça resim dosyalarını thumbnail olarak gösterebiliyor. Yanı sıra wipe özelliği sayesinde gerçekten silmek istediğiniz dosyaların üzerine veri yazarak kaybolmasını sağlıyor.

\

3. PhotoRec (Windows/Mac/Linux)

PhotoRec, listemizde bulunan TestDisk’e benzer bir uygulama. TestDisk’te olduğu gibi bu uygulama da bir arayüzden yoksun fakat dosya kurtarma konusunda oldukça başarılı. PhotoRec’i listemize ayrıca almamızın sebebi birçok kullanıcının PhotoRec’i daha güvenli bulması. Bunun sebebi diğer yazılımlara nispeten PhotoRec boot sektörünüzle veya disk bölümlerinizle uğraşmıyor, sadece okuma modunda ve güvenli bir şekilde kayıp dosyalarınızı bulmanıza yardımcı oluyor. PhotoRec dosya tiplerine göre çalışan bir program. Her türlü işletim sisteminde çalışıyor olabilmesi, isminden zannedildiği gibi sadece fotoğrafları değil tüm dosya tiplerini kurtarabilmesi, PhotoRec’i güçlü bir yazılım olarak öne çıkarıyor.

\

4. Restoration (Windows)

Restoration küçüçük, hiç gösterişi olmayan ve taşınabilir bir uygulama. Tüm Windows işletim ve dosya sistemlerinde sorunsuz bir şekilde kullanabilirsiniz. Diğer yazılımlara nazaran bazı özel fonksiyonları olmasa da temel dosya ismine göre arama, dosya tipine ve boyutuna göre sıralama yapma gibi özelliklere sahip. Küçük boyutuna rağmen, yaptığımız testlerde diğer yazılımlar kadar iyi performans gösterdi. Restoration topu topu 406k’a sığarak USB’lerimizde yerini almaya şimdiden hazır.

\

5. Undelete Plus (Windows)

Undelete Plus normalde ücretli olarak satılan bir ürün, fakat uzunca bir süredir “sınırlı bir süre için ücretsiz” olarak dağıtılmakta, yani ücretsiz diyebiliriz. Bu program Windowsun tüm versiyonlarında, FAT ve NTFS dosya sistemlerinde sorunsuz olarak çalışmakta. Recuva’da olduğu gibi Undelete Plus, bulduğu dosyaların zarar görme ve silinme oranlarına göre geri döndürülebilme ihtimali şeklinde yüzde değerler atamakta. Yazılımın diskte bulduğu dosyaları dosya tipi, boyut ve süreye göre sıralayabilirsiniz. Ayrıca klasör yapılarını da bu yazılım sayesinde bozulmadan kurtarabilirsiniz.

Yazının orijinali için tıklayın!

google’dan 2 harika uygulama

arkadaşlarınıza o anki coğrafi konumuzu paylaşmanızı sağlayan Google Latitude * eklediği son 2 uygulama ile yeni paylaşım alanları sunuyor:

\
\

1-Google Public Location Badge ile o anki coğrafi konumuzu blogunuzda veya web sitenizde yayınlamanıza olanak sağlıyor.

\

2-Google Talk Location Status ile Google Talk veya Gmail chat’teki kişilerinize durumunuzu(status) otomatik olarak, o an bulunduğunuz şehrin ismi ile birlikte bildirmekte.

\

Kaynak: mashable, techcrunch.

Adres defteriniz google’dan

önceleri gmail’in bir parçası olarak gmail hesabınızdaki kişilerin yönetimi için adres defteri olarak çalışan Google Contacts daha sonra google tarafından ayrı bir servis haline dönüştürüldü.
www.google.com/contacts adresinden erişilen servise Google Apps’te kullanabilmek için Gösterge Tablosundaki “Daha fazla hizmet ekle” linkini tıklayıp “Kişiler” servisini eklemeniz gerekiyor.

\
\

Kaynak: mashable