uludag üniversitesi öğrencilerinin toplaştığı blog
Ekim, 2009 için arşivler
Erasmus Sınav Sonuçları 23 Ekim 2009
30 Eki
| Erasmus Sınav Sonuçları 23 Ekim 2009 | |
| Sınav sonuçlarını görüntülemek için tıklayınız |
SBE Ek Derslikler Binası Turkuaz Salonunun Açılışı
30 Eki
| SBE Ek Derslikler Binası Turkuaz Salonunun Açılışı | |||||||||||||||
| Prof.Dr. Erkan IŞIĞIÇOK Prof.Dr. Mete CENGİZ Uludağ Üniversitesi SBE Müdürü Uludağ Üniversitesi Rektörü TOSYÖV tarafından tefrişine katkıda bulunulan Sosyal Bilimler Enstitüsü Ek Derslikler Binası TURKUAZ SALONU’nun açılışını onurlandırmanızı dilerler. PROGRAM
Tarih : 30 Ekim 2009 Cuma Saat : 17.00 |
|||||||||||||||
Mustafa Kemal Atatürk
29 Eki
1881: selanik’te doğdu.
1893: askeri rüştiye’ye girdi ve kemal adını aldı.
1895: selanik askeri rüştiyesi’ni bitirdi, manastır askeri idadisi’ne girdi.
1899 mart 13: istanbul harp okulu piyade sınıfına girdi.
1902 harp akademisi’ne girdi ve burada gazete çıkardı.
1905 ocak 11: harp akademisi’ni yüzbaşı olarak bitirdi, şam’a 5. ordu’nun 30. süvari alayı’nda staj yapmak için atandı.
1906 ekim: şam’da vatan ve hürriyet cemiyeti’ni kurdu. şam’da topçu stajını yaptı ve kolağası oldu.
1908 temmuz 23: meşrutiyet’in ilan edilmesi için çalışmaları.
1909 mart 31: 31 mart ihtilalinde hareket ordusu kurmay subayı olarak çalıştı.
1911 eylül 13: mustafa kemal, istanbul’a genelkurmay’a naklen atandı.
1911 kasım 27: mustafa kemal, binbaşılığa yükseldi.
1912 ocak 9: mustafa kemal, trablusgarp’ta tobruk saldırısını yönetti.
1913 ekim 27: mustafa kemal, sofya ateşemiliterliği’ne atandı.
1914 mart 1: mustafa kemal, yarbaylığa yükseltildi.
1915 şubat 2: mustafa kemal, tekirdağı’nda 19. tümeni kurdu.
1915 şubat 25: mustafa kemal’in maydos’a gidişi.
1915 nisan 25: mustafa kemal, arıburnu’nda itilaf devletleri’ne karşı koydu.
1915 haziran 1: mustafa kemal’in albaylığa yükselişi.
1915 ağustos 9: mustafa kemal, anafartalar grup komutanlığı’na atandı.
1915 ağustos 10: mustafa kemal, anafartalar’dan düşmanı geri attı.
1916 nisan 1: mustafa kemal’in tuğgeneralliğe yükselişi.
1916 ağustos 6: mustafa kemal, bitlis ve muş’u düşman elinden kurtardı.
1917 eylül 20: mustafa kemal, memleketin ve ordunun durumunu açıklayan raporunu yazdı.
1917 ekim: mustafa kemal, istanbul’a döndü.
1918 ekim 26: mustafa kemal, halep’in kuzeyinde bugünkü sınırlarımız üzerinde düşman saldırılarını durdurdu. 1918 ekim 30: mondros mütarekesi’nin imzalanması.
1918 ekim 31: mustafa kemal’in yıldırım orduları grup komutanlığı’na atanması.
1918 kasım 13: yıldırım orduları grup komutanlığı’nın kaldırılması ve mustafa kemal’in istanbul’a dönüşü. 1919nisan 30: mustafa kemal’in erzurum’da bulunan 9. ordu müfettişliği’ne atanması.
1919 mayıs 15: izmir’e yunan’lıların asker çıkarması.
1919 mayıs 16: mustafa kemal, bandırma vapuruyla istanbul’dan ayrıldı.
1919 mayıs 19: mustafa kemal, samsun’a çıktı.
1919 haziran 15: mustafa kemal, 3. ordu müfettişi ünvanını aldı.
1919 haziran 21: mustafa kemal, ulusal güçleri sivas kongresi’ne çağırdı.
1919 temmuz 8 / 9: mustafa kemal, askerlikten çekildi. (saat: 20:50)
1919 temmuz 23:mustafa kemal’in başkanlığı altında erzurum kongresi’nin toplanması ve bir temsil kurulu seçerek dağılması. (7 ağustos 1919)
1919 eylül 4: mustafa kemal’in başkanlığı altında sivas kongresi’nin toplanması ve 11 eylül’de sona ermesi.
1919 eylül 11: mustafa kemal, anadolu ve rumeli müdafaayı hukuk cemiyeti heyet temsiliyesi başkanlığı’na saçildi.
1919 ekim 22: amasya protokolü’nün imzalanması.
1919 kasım 7: mustafa kemal, erzurum’dan milletvekili seçildi.
1919aralık 27: mustafa kemal, heyeti temsiliye’yle birlikte ankara’ya geldi.
1920 mart 20: istanbul’un itilaf devletleri tarafından ele geçirilmesi, mustafa kemal’in protestosu, ankara’da yeni bir millet meclisi toplama girişimi.
1920 mart 18: istanbul’da meclis-i mebusan’ın son toplantısı.
1920 mart 19: mustafa kemal tarafından ankara’da üstün yetkiyi taşıyan bir millet meclisi toplanması hakkında illere duyuruda bulunulması.
1920 nisan 23: mustafa kemal, ankara’da türkiye büyük millet meclisi’ni açtı.
1920 nisan 24: mustafa kemal, büyük millet meclisi başkanı seçildi.
1920mayıs 5: mustafa kemal’in başkanlığında ilk hükümet’in toplantısı.
1920 mayıs 11: mustafa kemal, istanbul hükümeti tarafından ölüm cezasına çarptırıldı.
1920mayıs 24: mustafa kemal’in cezası padişah tarafından onaylandı.
1920 ağustos 10: osmanlı imparatorluğu delegeleriyle itilaf devletleri arasında sevr antlaşması’nın imzalanması.
1920 ocak 9 / 10: birinci inönü savaşı.
1921 ocak 20: ilk teşkilat-ı esasiye (anayasa) kanunu’nun esas maddelerinin kabulü.
1921 mart 30 / nisan 1: ikinci inönü savaşı.
1921 mayıs 10: mustafa kemal tarafından büyük millet meclisi’nde anadola ve rumeli müdafaai hukuk grubu’nun kurulması ve mustafa kemal’in grup başkanlığı’na seçilmesi.
1921 ağustos 5: mustafa kemal’e başkumandanlık görevinin verilmesi.
1921 ağustus 22: mustafa kemal’in yönetiminde sakarya meydan savaşı’nın başlaması.
1921 eylül 13: sakarya meydan savaşı’nın kazanılması.
1921 eylül 19: mustafa kemal’e mareşallik rütbesinin verilmesi ve mustafa kemal’in gazi ünvanını alması.
1922ağustos 26: gazi mustafa kemal’in kocatepe’den büyük taarruz’u yönetmesi.
1922 ağustos 30: gazi mustafa kemal’in dumlupınar başkumandanlık meydan savaşı’nı kazanması.
1922 eylül 1: gazi mustafa kemal’in: “ordular! ilk hedefiniz akdeniz’dir, ileri !” emrini vermesi.
1922 eylül 9: türk ordusu’nun izmir’e girmesi.
1922 eylül 10: gazi mustafa kemal’in izmir’e gelişi.
1922 ekim 11: mudanya mütarekesi’nin imzalanması.
1922 kasım 1: gazi mustafa kemal’in önerisi üzerine saltanatın kaldırılması.
1922 kasım 17: vahdettin’in bir ingiliz harp gemisiyle istanbul’dan kaçması.
1923 ocak 29: gazi mustafa kemal’in latife hanım’la evlenmesi.
1923 temmuz 24: lozan antlaşması’nın imzalanması.
1923 ağustos 9: gazi mustafa kemal’in halk fırkası’nı kurması.
1923 ağustos 11: gazi mustafa kemal’in 2. büyük millet meclisi başkanlığı’na seçilmesi.
1923 ekim 29: cumhuriyet’in ilan edilmesi.
1923 ekim 29: gazi mustafa kemal’in ilk cumhurbaşkanı olması.
1924 mart 1: gazi mustafa kemal’in büyük millet meclisi’nde halifeliği kaldırması ve öğretimin birleştirilmesi hakkında açış nutkunu söylemesi.
1924 mart 3: hilafetin kaldırılması, öğrenimin birleştirilmesi, şer’iyeve evkaf vekaletiyle (bakanlığıyla), erkanıharbiyei umumiye vekaletinin kaldırılması hakkındaki yasaların büyük millet meclisi’nce kabul edilmesi.
1924 nisan 20:türkiye cumhuriyeti teşkilatı esasiye (anayasa) kanunu’nun kabul edilmesi.
1925 şubat 17: aşarın kaldırılması.
1925 ağustos 24: gazi mustafa kemal’in ilk defa kastamonu’da şapka giymesi.
1925 kasım 25: şapka kanunu’nun büyük millet meclisi’nde kabul edilmesi.
1925 kasım 30: tekkelerin kapatılması hakkındaki kanunun kabulü.
1925 aralık 26: uluslararası takvim ve saatin kabulü.
1926 şubat 17: türk medeni kanunu’nun kabulü.
1927 temmuz 1: gazi mustafa kemal’in cumhurbaşkanı sıfatı ile ilk kez istanbul’a gitmesi.
1927 ekim 15 / 20:gazi mustafa kemal’in cumhuriyet halk partisi 2. kurultayı’nda tarihi büyük nutku’nu söylemesi.
1927 kasım 1: gazi mustafa kemal’in 2. kez cumhurbaşkanlığı’na seçilmesi.
1928 ağustos 9: gazi mustafa kemal’in sarayburnu’nda türk harfleri hakkındaki nutkunu söylemesi.
1928 kasım 3: türk harfleri kanunu’nun büyük millet meclisi’nde kabul edilmesi.
1931 nisan 15: gazi mustafa kemal tarafından türk tarih kurumu’nun kurulması.
1931 mayıs 4: gazi mustafa kemal’in 3.kez cumhurbaşkanlığı’na seçilmesi.
1932 temmuz 12: gazi mustafa kemal tarafından türk dil kurumu’nun kurulması.
1933 ekim 29: gazi mustafa kemal’in cumhuriyet’in 10. yıldönümünde tarihi nutkunu söylemesi.
1934 kasım 24: gazi mustafa kemal’e büyük millet meclisi tarafından atatürk soyadının verilmesi kanununun kabul edilmesi.
1935 mart 1: atatürk’ün 4. kez cumhurbaşkanlığı’na seçilmesi.
1937 mayıs 1: atatürk’ün çiftliklerini hazine’ye ve taşınamaz mallarını da ankara belediyesi’ne bağışlaması. 1938 mart 31: atatürk’ün hastalığı hakkında cumhurbaşkanlığı genel sekreterliği’nin ilk resmi duyurusu.
1938 eylül 15: atatürk’ün vasiyetnamesini yazması.
1938 ekim 16: atatürk’ün hastalık durumu hakkında günlük resmi duyuruların yayınına başlanması.
1938 kasım 10: atatürk’ün ölümü. (perşembe, saat: 09.05)
1938 kasım 11: istanbul şehir meclisi’nin olağanüstü toplantı yapması. saraydaki cumhurbaşkanlığı forsunun indirilerek yerine yarıya kadar indirilmiş türk bayrağı’nın çekilmesi.
1938 kasım 12: atatürk’ün ölümü dolayısıyla, yüksek öğretim gençliğinin üniversite konferans salonu’nda toplanması.
1938 kasım 13: gençliğin taksim cumhuriyet anıtı önünde toplanarak atatürk’ün kurduğu cumhuriyet’i koruyacaklarına ant içmeleri.
1938 kasım 14: büyük millet meclisi çok hazin bir toplantı yaptı.
1938 kasım 15: hükümet atatürk’ün ankara’da ebedi istirahat yerine konulacağı 21 kasım 1938 tarihini ulusal yas günü olarak duyurdu.
1938 kasım 16: istanbul’lular atatürk’ün dolmabahçe sarayı muayede salonu’ndaki katafalkı önünde sabahın ilk saatlerinden gecenin son saatlerine kadar saygı ve üzüntü içinde son görevlerini yaptılar.
1938 kasım 19: büyük bir törenle, atatürk’ün dolmabahçe’den alınan yüce cenazesi, önce sarayburnu’na, oradan zafer torpidosuyla yavuz zırhlısına götürüldü.yavuz zırhlısıyla izmit’e kadar götürülen tabut, oradan ankara’ya yolcu edildi.
1938 kasım 20:atatürk’ün sevgilinaşı ankara’ya ulaştı ve ankara’da büyük millet meclisi önündeki katafalka konuldu. ankara’lılar da son görevlerini saygıyla yaptılar.
1938 kasım 21: atatürk’ün cenazesinin etnoğrafya müzesi’ndeki geçici kabre konulması.
1938 kasım 25: atatürk’ün vasiyetnamesinin açılması.
1938 aralık 26: atatürk’ün “ebedi şef” sanıyla anılmasının kabul edilmesi.
1953 kasım 4: atatürk’ün geçici kabri’nin açılması.
1953 kasım 10: atatürk’ün cenazesinin anıt-kabir’e nakledilmesi.
bir belçika kartpostalında yazan yazı;
”türkiye, atatürk’ü tanrı’ya borçlusun, geriye kalan her şeyi de atatürk’e…”.
Güzel sözler ( Aforizmalar )
29 Eki
Aforizma ; ’benim arzum, başkalarının bir kitapta anlattıkları şeyi on cümlede anlatmaktır’ der nietzche aforizmayı açıklarken.
etkileyici ifade biçimide diyebiliriz. Mesela Aşağıdaki sözler gibi,
üçüncü dünya savaşında hangi silahlar kullanılacak bilmiyorum, ama dördüncüsü taş ve sopa ile yapılacak..
iki şey sonsuzdur.. evren ve insan ahmaklığı; ve evreninkinden ise şüpheliyim…
hiçbir yanlışlığa düşmeyen kişi, yeni bir hiçbirşeyi denemeyendir…
eğitim, okulda öğrenilen unuttuklarımızdan geriye kalanlardır…
bende özel bir yetenek arayanlar yanılıyorlar, sadece derin bir anlama merakım var…
albert einstein.
yiğitlik intikam almak değil , tahammül etmektir…
alınyazımı değiştiremem ama istemediğim kadere de boyun eğmem…
gürültü için akordu bozmak yeter…
ne yoksuldur sabrı olmayanlar…
tazılar kondisyonlari için koşar ama efendileri için avlarlar…
william shakespeare
erkek her zaman düşünen hayvan olarak tanımlanmıştır, ama düşünceli davranması gerekince sinirden kuduran bir hayvan olmuşlardir…
erkekler kendilerini yorgun hissettikleri için, kadınlar ise meraktan evlenirler… ikisi de hayal kırıklığına uğrar…
moda denilen sey o kadar çirkindir ki onu her altı ayda bir değiştirirler…
düşmanlarını daima affet. onları daha fazla hiçbirşey kızdıramaz…
erkekler, daima kadınların ilk aşkları olmayı ister ,kadınlarsa ise erkeğin son aşkı olmayı…
oscar wilde
H1N1 DOMUZ GRİBİ SALGINI
28 Eki
DÜNYA ÇAPINDA SAĞLIK ALARMINI HAKLI ÇIKARMAK İÇİN VERİLERLE OYNAMAK
The H1N1 Swine Flu Pandemic: Manipulating the Data to Justify a Worldwide Public Health Emergency adlı makalenin, yazarın izniyle yapılmış çevirisinin devamıdır. Çevirinin 1. kısmına buradan, 2. kısmına buradan erişebilirsiniz.
Aşağıdaki metin kutusunda niteliksel belirteçler kullanılmıştır. 1. gribin yayılması, 2. solunum hastalıklarının yayılması ve 3. sağlık hizmetleri üzerindeki etkileri çizelgelenmiştir.
H1N1 domuz gribinin yayılması sabit belirteçlere göre belirlenmemektedir.
Haritalar incelendiğinde (tablolardaki linklere tıklayın) H1N1′in yayıldığını kesin olarak gösterecek belirli bir kalıp ya da eğilim görülmemektedir.
Bildirimde bulunan birçok ülkede ya bilgi elde edilememektedir ya da veriler belirli bir eğilim göstermemektedir.
Buradaki soru şudur: bu bilgi nasıl olur da belirli bir grip türünün, H1N1′nin yayılmasını teyit etmek için kullanılır.
31 ve 32. hafta sırasında grip hareketliliğinin coğrafi dağılımı
31. hafta sırasında grip hareketliliğin coğrafi dağılımı
32. hafta sırasında grip hareketliliğin coğrafi dağılımı
31. ve 32. hafta sırasında solunum hastalıklarının bir önceki haftaya kıyasla eğilimi
31. hafta sırasında solunum hastalıklarının bir önceki haftaya kıyasla eğilimi
32. hafta sırasında solunum hastalıklarının bir önceki haftaya kıyasla eğilimi
31. ve 32. hafta sırasında akut solunum hastalıklarının nüfusa göre yoğunluğu
31. hafta sırasında akut solunum hastalıklarının nüfusa göre yoğunluğu
32. hafta sırasında akut solunum hastalıklarının nüfusa göre yoğunluğu
31. ve 32. hafta sırasında sağlık hizmetleri üzerinde etkisi.
31. hafta sırasında sağlık hizmetleri üzerinde etkisi
32. hafta sırasında sağlık hizmetleri üzerinde etkisi
KAYNAK: DSÖ | Salgın (H1N1) 2009 – güncelleme 62 (21 Ağustos 2009′da gözden geçirilmiştir)
——–metin kutusu sonu———–
ABD’de “Teyit Edilmiş ve Olası Vakalar”
DSÖ’nün niceliksel değerlendirmeden niteliksel değerlendirmeye geçmeye ve devletlerden verileri laboratuar testleriyle sorgulamasını istememesine karar verdiği 10 Temmuzun ardından, 24 Temmuzda Atlanta merkezli HKM (Hastalık Kontrol Merkezi) de ”teyit edilmiş ve olası vakalar”a dair veri toplama sürecini devam ettirmeyeceğini açıklamıştır.
“ABD’de kaç tane yeni H1N1 grip enfeksiyonu vakası bildirilmiştir? H1N1 grip salgının ilk tespit edildiği 2009 Nisan ayı ortalarında, HKM, hastalığın teyit edilmiş ve olası vakalarıyla ilgili sayılar da dahil olmak üzere, yeni H1N1 salgınına dair verileri toplamak, tasnif etmek ve analiz etmek için eyaletlerle birlikte çalışmaya başlamıştır. 15 Nisan 2009′dan 24 Temmuz 2009′a kadar eyaletler toplam olarak 43,771 teyit edilmiş ve olası H1N1 grip enfeksiyonu vakası bildirmiştir. Bu vakalar içinden 5,011 kişi hastaneye kaldırılmış ve 302 kişi ölmüştür. 24 Temmuz 2009′da teyit edilmiş ve olası vakaların sayılmasına son verilmiştir. Bu sırada, hastaneye kaldırma ve ölümlerle ilgili ulusal raporların toplanmasına devam edilmiştir (bkz HKM H1N1 Gribi | HKM’nin Çevrimiçi Raporlarına Dair Sorular ve Cevaplar)
H1N1′in nasıl yayıldığına dair değerlendirmesine ampirik destek olacak verileri toplamaya devam etmek yerine, HKM, ABD’deki gerçek H1N1 grip vakalarını tahmin etmeye çalışmak için bir model geliştirdiğini duyurmuştur.
“Model, eyaletlerin bildirdiği vaka adetlerini almış, bunları azımsandığı bilinene kaynaklara göre uyarlamıştır (örneğin, H1N1 gribine yakalanan herkes tıbbi destek aramamıştır; ve tıbbi destek isteyen herkesten sağlık ekipleri tarafından numune alınmamıştır)……HKM tekil vakaların sayımını neden durdurmuştur? Salgının ilk safhalarında hastalığın nasıl yayıldığını takip etmek için tekil vakalar kullanılmıştır. H1N1 gribi giderek yaygınlaşırken, tekil vaka sayımları hastalığın gerçek ağırlığını temsil etme açısından giderek daha tutarsız olmuştur. Bunun sebebi, pek çok kişinin H1N1′den orta derecede hastalanması ve tedavi istememesi; pek çok kişinin tedavi istemesi ve görmesi ama resmen test edilip teşhis konmaması; ve salgın yoğunlaştıkça, bazı durumlarda testin sadece hastaneye kaldırılan hastalarla sınırlı kalmasıdır. Bu da, resmi vaka sayımlarının, ABD’deki gerçek H1N1 grip hastalığı yükünün sadece küçük b.r bölümünü temsil ettiği anlamına gelmektedir. HKM, salgının ilk safhalarındayken, hastalık iyice yaygınlaştığı zaman hastalığı, hastaneye kaldırılmayı ve ölümleri takip etmek için standart gözetim sistemlerine geçişin daha değerli olacağını fark etmiştir. HKM, 24 Temmuz 2009′dan itibaren tekil vakaların resmen bildirilmesini durdurmuştur (aynı yazı, vurgulamalar eklenmiştir).”
Yanlı Tahmin
Eyaletlerin HKM’ye aktardığı verilerin özelliği tam olarak nedir? HKM, hastanelik vaka ve ölümlere dair birikimli ulusal raporların aktarılmasını istemiştir.
Bilgiler daha başlangıçta kavramsal olarak yanlış ve tamamlanmamışsa, kestirimler ve/veya benzetişimler (simulasyon) kaçınılmaz olarak yanlı olur.
Sistematik laboratuar teyidi olmaksızın virüsün özelliklerini belirlemek imkansızdır, zira H1N1′in belirtileri normal gribe çok benzemektedir. Başka bir deyişle, eyaletlerin topladığı ve HKM’ye aktardığı veriler gerçekten teyit edilmiş H1N1 domuz gribi vakalarına mı aittir yoksa mevsimsel gribin yaygınlığına mı işaret etmektedir?
HKM, eyaletlerin kendisine gönderdiği verilerin “gerçeğin altında” öne sürmüştür. Sonra da, çoğu mevsimsel gribe ait olan “teyit edilmemiş” vakalara ait sayıları yukarı çekmiştir. Ardından “düzeltilmiş değerler” modele sokulmuştur.
Bu yaklaşıma bakarsak [HKM modeline], Temmuz – Ağustos 2009 tarihleri arasında ABD’de bir milyondan fazla insanın yeni H1N1 gribinden hastalanacağı tahmin edilmektedir. Bu modelin ayrıntıları ve modelleme çalışması başka bir bültende açıklanacaktır (aynı yazı).
Bu model sonra da domuz gribinin yayılmasını tahmin etmek ve ulusal sağlık alarmı vermeyi haklı göstermek için kullanılmıştır. “Domuz gribi önümüzdeki iki yılda Amerikalıların yüzde kırkını etkileyebilir; ve aşı kampanyası ve diğer önlemler başarılı olmazsa yüz binlerce insan ölebilir.” (ABD Hükümetinin resmi açıklaması, Associated Pres, 24 Temmuz 2009).
Model kurma ve bilgisayarlı benzetişim konularını bilen herkes, modelde kullanılan veri ve varsayımların yanlış olması durumunda sonuçların kaçınılmaz olarak yanlı olacağını bilir.
Burada, özellikle İngiltere örneğinde olduğu gibi “artan ölümler için toplu mezarlar yapılmaktadır” gibi duyularla birlikte ele alındığında, etkileri çok büyük ve panik atmosferi yaratmaya müsait istatistiksel manipülasyonla karşı karşıyayız.
“Vatan için” sahte para
28 Eki
Tarihte öyle çok örneği vardır ki; olağan durumlarda suç teşkil eden bir eylem, “vatan için” yapılıyorsa kutsal bir hizmettir. Mehmed Muzaffer’in öyküsü bu örneklerden biridir işte.
1. Dünya Savaşı başlayalı bir yıl olmuştur. Emperyalist Avrupa’nın birleşik orduları, Osmanlı’nın ipini çekmek için Çanakkale‘ye dayanmış, ama hiç ummadıkları bir direniş karşısında 250.000 ölü vererek geri çekilmek zorunda kalmıştır. Böylece Çanakkale’de ilk perde kapanmıştır.

Mehmed Muzaffer, öğretim gördüğü okulda ( Mekteb-i Sultani – günümüzün Galatasaray lisesi- Osmanlı’nın en önemli öğretim kurumu) bir gece ansızın bir karar vererek orduya yazılmak ister. Bu kararı verirken yalnız değildir. Mehmed Muzaffer ve bazı sınıf arkadaşları,
hocalarının “yapmayın, etmeyin, vatanın size başka alanlarda ihtiyacı var” şeklindeki yalvarma, yakarmalarına karşın okuldan kaçarlar.Yıl 1916 Mart. Üç aylık talimden sonra “zabit namzedi” olarak Çanakkale’ye varır Mehmed Muzaffer.
1915 Aralık ayının son haftası ve 1916 yılı başlarında bütün cephe hatlarını gizlice terkeden düşman, Bozcaada ve İmroz adalarında üslenmiştir. Ama, savaş dünyanın dört bir tarafında devam etmektedir ve bu cephelerin çoğu da Osmanlı’nın sınırlarındadır. Çanakkale’deki birliklerin büyük kısmı, bu nedenle, Kafkasya, Irak ve Filistin cephelerine sevk edilir.
Çok geçmeden birlikler hazırlanma ve ikmal emrini alırlar. Mehmed Muzaffer’in bulunduğu birlikte görevli olduğu alayın kamyon ve otomobil lastiği ile diğer bazı malzemelere ihtiyacı vardır. O günlerde bu gibi işlemler için ihale açmak ve ilan vermek mümkün değildir, malzemeler ancak İstanbul’dan temin edilebilir. Muzaffer’in zeki ve becerikli bir İstanbullu olduğunu bilen komutanı, gerekli malzemelerin temini ve birliğe teslimi için Muzaffer’i görevlendirir.
Komutan emri yazar ve gerekli paranın “Erkan-ı Harbiye Riyaseti“nden alınması için düzenlenlediği tezkere ve emri Muzaffer’e verir.
O zamanlar, İstanbul’da otomobil ve kamyon az bulunan vasıtalardır. Lastik yok denecek kadar azdır. Bulunsa bile karaborsadan anca. Muzaffer, çok zaman arar, sorar, nihayet bir yahudinin Karaköy’deki dükkanında bulur aradığı malzemeleri. Yahudinin söylediği fiyatlar çok yüksektir ama çare yoktur. Pazarlığı yapar, malzemeleri ayırtır. Elindeki tezkereyle, şimdiki İstanbul Üniversitesi- Hukuk Fakültesi’nin bulunduğu binada yerleşik Erkan-ı Harbiye Riyaseti (Genel Kurmay Başkanlığı) levazım makamına gider. Ne istediğini soran yarbaya huzurunda durur. Tezkereyi okuyan yarbay, ne kadar para istediğini sormadan ne alınacağını sorar. Muzaffer yarbayın sorusunu cevaplarken, yarbay sinirlenir.
“Bana bak oğlum! Ben askerin ayağına postal, sırtına kaput alacak para bulamıyorum, sen otomobil lastiğinden bahsediyorsun… Hadi, yürü git, insanı günaha sokma” der.
Muzaffer düşen omuzlarıyla bir selam çakar ve odadan çıkar. Yürüye yürüye Beyazıd Meydanı’na varır. Bu malzemeleri almadan birliğe dönmemelidir. Alayın bu malzemelere ihtiyacı vardır. Almanya ‘nın verdiği 2 Mercedes Benz kamyonla 2 binek arabası lastiksizdir. Diğer malzemelerse mutlaka lazımdır.
Eli boş dönmeyi kendine yediremediğinden süratle bir çıkar yol bulmaya çalışır. Meydanı turlarken yüzü gülüyordur. 19 yaşındaki bu çocuğun sevinci yüzünden okunuyordur artık.
Koşa koşa yahudinin dükkanına gider. “Parayı henüz alamadım. Tediye işlemi ancak akşamüstü biter. Ezandan sonra gelip malları alamam. Çünkü gece koyacak yerim yok. Yarın öğleden evvel vapurum kalkıyor, yetişmem lazım. Sen malları hazırla, sabah ezanıyla gelip alacağım.” der. Yahudi kabul eder. “Ancak altın para yok, kağıt para olur mu?” diye sorar Muzaffer. Yahudi kabul eder, çünkü savaşın başlarına kadar altın ve gümüş parayla alışveriş yapılıyordur, harple birlikte “evrak-ı nakdiye” denilen kağıt paralar çıkarılmaya başlar. Bu paraların üzerinde, “karşılıklarının altın olarak Duyun-ı Umumiye’ye yatırıldığı, harpten sonra halka karşılığının altın olarak ödeneceği“ yazılıdır.
Mehmed Muzaffer, sabahın erken saatinde Merkez Kumandanlığı’ndan aldığı araba ve askerlerle Yahudinin kapısına dayanır. Mallar hazırdır ve havagazı fenerinin loş ışığında arabaya yüklenir.
Muzaffer, yahudiye bir ” yüzlük kaime ” verir.
Malzemeleri Çanakkale’ye ulaştırır. Böylece Muzaffer, kendisine verilen görevi yerine getirmiş, birliğinin ikmalini istenilen biçimde sağlamıştır.
Üç gün sonra yahudi parayı bozdurmak için gittiği Osmanlı Bankası’nda gişedeki memurların alay konusu olur. Katıla katıla gülerler yahudiye.

Mehmed Muzaffer’in yaptığı sahte paranın ön yüzü

Mehmed Muzaffer’in yaptığı sahte paranın arka yüzü
Para sahtedir.
Muzaffer, bir önceki gün yahudinin dükkanından çıktıktan sonra bir kırtasiyeye gider. Kağıt paraların basımında kullanılan kağıdın aynısından bir parça ve çini mürekkebi ile boya alır. Bütün gece uğraşır, tıpkısının aynısı sahte bir para yapabilmek için. Yaptığı sahte paranın, o günün en büyük kağıt parası 50 liradan 2 farkı vardır.
- Değerini 100 lira yapmıştır.
- O günün 50 liralarının üzerinde “Bedeli Dersaadette altın olarak tesviye olunacaktır” yazarken, Muzaffer’in yaptığı sahte parada ” Bedeli Çanakkale’ de altın olarak tesviye olunacaktır” yazmaktadır.

O günün 50 lirası
Muzaffer’in sahte para üzerinde yazdığı altın kelimesiyle kastı, Çanakkale’de Mehmetçiğin akıttığı altından değerli kanıdır.

O günün 50 lirası önyüzü
Muzaffer, Çanakkale’ye döndükten sonra birliğiyle beraber Sina cephesine gider. 1. ve 2. Gazze Muharebelerine katılır. Savaşta kolundan yaralanır ve bir madalya alır. Gazze sokaklarında düşmanı oyalamakla görevlendirilmiş bir artçı birliğin gönüllü eriyken , arap ve ingiliz kurşunlarıyla şehit düşer.
Yahudi tüccar sahte para olayını büyütmez. Lakin olay kısa sürede tüm İstanbul’a yayılır. Şehzade Abdülhalim Efendi duyduğunda yahudiyi çağırır, paranın bedelini altın olarak öder, sahte parayı alır. İçi kadife, dışı sadef kakmalı bir mücevher kutusuna koyduğu parayı, İstanbul Polis Okulu’ndaki Emniyet Müzesi’ne teslim eder. Para, 1970′ lere kadar müzenin en yegane parçası olarak saklanır.
70′lerde okul Ankara’ya taşınır. Müzenin eşyaları da götürülmüş, tahta sandıklarda oraya buraya atılmıştır.
Paranın hikayesini Muzaffer’in sınıf arkadaşlarından bizzat dinlemiş olan paranın resimlerini gören araştırmacı ve tarihçi yazar Ziyad Ebuzziya parayı bulmak ister, yetkililer, değil parayı bulmak, varlığını bile kabul etmezler. Yazar, zamanın Emniyet Müdürü Fahri Görgülü’nün yardımlarıyla parayı ortaya çıkarır.
Para, Ankara’ya taşınırken diğer eşyalar gibi sağa sola savrulur. Önce kutusu kaybolur. Kimin eline geçtiyse artık, katlanarak, seloband yapıştırılarak perişan edilir. Yine de yokolmamış; bir yere konmuştur. ” Polis Laboratuvarı Daire Başkanlığı- Grafoloji ve Sahtecilik Şubesi’nde bir dosyaya…
Kaynak:
- Focus 1995 Hasan Ali Göksoy
- Lale Dergisi 84. sayı Ziyad Ebüzziya
Tarihin ilk transeksüeli: Lili Elbe
28 Eki
David Ebershoff tarafından yazılan Danish Girl adlı roman 2001 yılında tüm dünyada konuşuldu. Şimdi bu romanın beyazperdeye uyarlanması konuşuluyor. Başrolünü Nicole Kidman’ın oynayacağıfilm, Danimarkalı bir ressamın hayatını anlatıyor. Elbette kitabın bu kadar ilgi görmesinin sebebi sadece bir ressamın hayatını anlatması değil. Konu edilen Danimarkalı ressam Lili Elbe (gerçek adı: Einar Wegener).

Einar Wegener’in hayatıgerçekten de filmlere, romanlara konu edilesi cinsten. Erkek olarak evlendikten sonra karısı tarafından eşcinselliği kabul gören, hatta kendisi gibi ressam olan eşi Gerda‘ya kadın kıyafetleri içinde pozlar veren, ikinci bir kadın kişiliğine bürünüp eşiyle lezbiyen ilişki yaşayan Wegener, aynı zamanda tarihin ilk transeksüeli.
1882 yılında doğan (bazı kaynaklarda 1886) Einar Mogens Wegener, Kopenhag Sanat Okulu’na giderken eşi Gerda Gottlieb ile tanışır. Evlendiklerinde 22 yaşında olan Wegener’in eşi 19 yaşındadır.
Gerda’nın resimlerindeki güzel gözlü, boyalı çekici kadın herkes tarafından merak ediledursun, karı koca kimi zaman Wegener’in Lili adlı dişi karaktere bürünüp çekici bayan kıyafetleri giymesiyle cinsel hayatlarına oldukça renk katmaktadır. Kaynaklara göre Gerda eşini bazen Einar bazen de Lili olarak görmek ister.
Yeni Aktüel’de Wegener’le ilgili verilen bilgiye göre 1913 te bu gerçek ortaya çıkar. O yılların Danimarkasında olay hiç hoş karşılanmaz ve sansasyon ortaya çıkar, tabii çift soluğu Paris’te alır. Paris’te yaşadıkları sıradışı hayatı gizlemelerine gerek yoktur; hatta gece dışarı çıkarken rahatça feminen kıyafetler giyebilir Wegener.
Yakınları tarafından çiftin ilişkileri bilinirken, yabancılar Lili Elbe adındaki kadını Gerda’nın kadın kılığına girmiş eşi olarak değil de kızkardeşi olarak bilmektedir.
Çift hakkında dedikoduların arkası kesilmez, hatta sonradan cinsiyet değiştirme operasyonları sırasında hayatını kaybeden Wegener’in ölümünden karısı Gerda sorumlu tutulur.
1930 yılında hissettiği kadınlık duygularını fiziksel olarak da hayata geçirmek için ilk ameliyatını olur Wegener. İlk ameliyat sonrası çiftin evlilikleri de geçerliliğini kaybeder ve sonrasında Gerda başkasıyla evlenerek Fas’a yerleşir. Ameliyatla testisleri alınan ve evliliğini bitiren Lili Elbe ressamlığı bırakır, çünkü ona göre resim yeteneği olan kişi artık bedeninde ve ruhunda yaşamayan Einar Wegener’dir ve o artık Lili Elbe’dir. (İlk ameliyatı yapan doktor: Magnus Hirschfeld).
Vücuduna yumurtalık yerleştirmek için ikinci bir ameliyat daha olur Lili Elbe. 26 yaşında bir kadından kendisine yumurtalık nakil edilir ve sevgilisine çocuk doğurmayı amaçlayarak ölüm riskine ragmen üçüncü, dördüncü ameliyatı da kabul eder. (İkinci operasyonu yapan doktor: Dr Warnekros)
Dördüncü ameliyattan sonra şiddetli karın ağrıları çeken Lili Elbe’nin vücudu yumurtalıkları reddeder ve beşinci ameliyattan bir süre sonra hayatını kaybeder, kadın olarak da gömülür. Bazılarına göre ölümünün sahte olduğu, rahat bir hayat yaşamak için böyle bir plan yaptığı bile söylenir. Öldüğünde 49 yaşındadır.

Lili Elbe, nam-ı diğer Einar Wegener’in ölümünü duyan eski eşi Gerda çok üzülür ve İtalyan olan eşinden ayrılarak Einar ile ilk tanıştıkları, ilk görüşte aşık oldukları ve evlendikleri şehir olan Kopenhag’a yerleşir. Çevredekilerin eski eşinin ölümünden, onu kadın olmaya teşvik ettiği için kendisini suçlamaları Gerda’yı alkole sevkeder. Ressam olarak da kariyeri biten ve eski şöhretini kaybeden Gerda Gottlieb Wegener Porta, 1940 yılında kiralık bir dairede yalnız olarak hayatını kaybeder.
facebook’tan artık mp3 hediye edebileceksiniz
28 Eki
facebook tarafından, kullanıcıların arkadaşlarına çeşitlihediyeler gönderebilmeleri için geliştirilmiş olan facebook hediye dükkanı (facebook gift shop ) uygulaması, facebook’un önemli gelir kaynaklarından biri durumunda. zira kullanıcılar, facebook hediye dükkanı ile arkadaşlarınahediye gönderebilmek için, yine facebook’tan satın aldıkları kredileri (1 kredi = 10 cent) kullanmak zorundalar.

facebook; doğum günü, romantik, arkadaşlık, çiçekler ve kutlamalar gibi birçok farklı kategorideki hediyeleri bünyesinde barındıran facebook hediye dükkanıuygulamasına şimdide; kullanıcılarının arkadaşlarına çeşitlimüzik parçaları gönderebilmeleri için, music and mp3skategorisini eklediğini duyurdu.

şimdilik, sadece abd’deki kullanıcıların hizmetine sunulan,music and mp3s kategorisinden hediye göndermek için, 1 kredi (10 cents) yeterli olabilecek ve arkadaşınız göndermiş olduğunuz müzik parçasını legal olarak dinleyebilecek.

facebook hediye dükkanı uygulamasından göndereceğiniz müzik parçalarına 1 kredi yerine 9 kredi (0.90 $ ) öderseniz, arkadaşınız bu müzik parçasını indirebilecek ve farklı bilgisayarlara ve cihazlara kopyalayabilecek.

























