Kasım, 2009 için arşivler

Erasmus Sırasında Alınan Dersleri Saydırmak

Bir Erasmus öğrencisinin en fazla kafasına takılan, Erasmus partilerinde gecesini gündüz ederken onu hiç rahat bırakmayan bir sorular vardır. Acaba derslerimin hepsini saydırabilecek miyim? Acaba buradan C ile geçersem okulum geçti kabul eder mi? Bir dersten kalırsam okulum 1 sene uzar mı?  Aslında Erasmus’a başlamadan önce bir form dolduruluyor ve bunu her iki okul onaylıyor. Bu belge kısaca bu kişi X dersini alırsa, kendi okulunda X (veya Y) dersine saydırabilecektir deniliyor. Ancak gerek Erasmus’un Türkiye’deki geçmişinin çok olmaması gerekse ikili üniversiteler arasındaki anlaşmalar bu konuyu oldukça karmaşık hale getiriyor.  Erasmus’a gideceklere önerim mümkün olduğunca iyi bir şekilde karşı okulun derslerini incelemeleri ve kendi okullarında almaları şart olan derslerle en ufak bağlantı kurabildikleri dersleri bile, iki tarafa da onaylatmaya çalışmaları. Aynı zamanda, bazı okullar karşı okuldan C’nin altında alırsa, dersi geçememiş kabul ediyor, bunu da önceden mutlaka araştırmalılar. Ülke’ye dönerken mutlaka notlarını gösteren damgalı bir transkript getirilmeli yoksa bir çok arkadaşımın yaptığı gibi tekrar kargo ile bu belgeleri istemek zorunda kalabilirler.  Bir de önceden mümkün olduğunca çok ders alınmalı ve dersler başladıktan sonra geçmesi zor olan dersler drop edilmeli :)  Ayrıca 1-2 sene sonra Erasmus ile biryere gitmeyi düşünüyorsanız, zorunlu derslerinizi şimdiden bitirmeniz, zira seçmeli dersleri karşı okuldan bir dersle eşleştirmek çok daha kolay.

Uludağ Üniversite hakkında genel bilgi

Uludağ Üniversite’sine bağlı olarak, 8 Fakülte, 2 kurulma aşamasında fakülte, 2 yüksekokul, 10 meslek yuksekokulu, 3 yeni açılacak meslek yüksekokulu, 1 Konservatuvar, 3 Enstitü, 13 Araştırma ve Uygulama Merkezi ve Rektörlüğe bağlı olarak kurulan 6 bölüm bulunmaktadır.

1970 yılında kurulan Bursa Tıp Fakültesi (İstanbul Üniversitesine bağlı olarak) ile 1974 yılında kurulan Bursa İktisadi ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Üniversitenin temelini oluşturmaktadır.

1975 yılında yasal kuruluşunu gerçekleştirerek Bursa Üniversitesi adı altında Eğitim-Öğretim hizmetine başlayan Üniversitemizin 20 Temmuz 1982 tarihinde Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı hakkında 41 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile adı “Uludağ Üniversitesi” olarak değiştirilmiştir.

· 1976 yılında Mühendislik-Mimarlık Fakültesi

· 1978 yılında Veteriner Fakültesi

· 1981 yılında Ziraat Fakültesi

· 1982 yılında Eğitim Fakültesi (Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Bursa Yükseköğretmen Okulu ile Yabancı Diller Yüksekokulu birleştirilerek)

· 1982 yılında İlahiyat Fakültesi

· 1983 yılında Fen-Edebiyat Fakültesi’nin kurulması ile birlikte üniversitemizdeki faal olan Fakülte sayısı 8′e ulaşmıştır.

· 1995 Hukuk, Güzel Sanatlar ve Diş Hekimliği Fakülteleri ( 04.07.1995 gün ve 95/7044 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Üniversitemiz bünyesinde kurulması uygun görülmüş, henüz faaliyete başlanılmamıştır.)

Sanayi ve hizmet sektörüne nitelikli ara insan gücü yetiştirmek amacıyla;

· 1985 yılında Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu,

· 1986 yılında Bursa Meslek Yüksekokulu adı ile kurulan Yüksekokul

· 1996 yılında Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu olarak ikiye ayrılmıştır.

· 1992 yılında İlahiyat Meslek Yüksek Okulu ( İlahiyat Fakültesine bağlı olarak kurulmuştur.)

· 1994 yılında Mustafakemalpaşa Meslek Yüksek Okulu

· 1995 yılında Karacabey Meslek Yüksek Okulu

· 1995 yılında İnegöl Meslek Yüksek Okulu

· 1995 yılında İznik Meslek Yüksek Okulu

· 1995 yılında Yalova Meslek Yüksek Okulu

· 1996 yılında Sağlık Yüksekokulu (4 yıllık)

· 1997 yılında Yenişehir İbrahim Orhan Meslek Yüksek Okulu

· 1999 yılında Orhangazi Meslek Yüksek Okulu

· 1999 yılında Mennan Pasinli Meslek Yüksek Okulu

· 1998 yılında U.Ü.Devlet Konservatuvarı kurulmuştur. (Yarı zamanlı statüde)

· 1999 yılında U.Ü.Dev.Konser.Müz.ve Bale İlköğretim Okulu kurulmuştur. (Tam Zamanlı Statü)

Üniversitemizin Yöresel Dağılımı

Tıp, İktisadi ve İdari Bilimler, Mühendislik-Mimarlık, Veteriner, Ziraat, Eğitim Fakültesinin büyük bölümü ile Fen-Edebiyat Fakültesi, Sağlık Hizmetleri ve Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu, Enstitüler, Bölüm Başkanlıkları ve Rektörlük merkez örgütü, şehir merkezine 18 Km.uzaklıktaki 16.000 dönüm arazi üzerine kurulu ana yerleşim birimi olan Görükle Kampüsünde faaliyetlerini sürdürmektedir. Eğitim Fakültesinin Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Devlet Konservatuvarı, Sağlık Yüksekokulu, İlahiyat Fakültesi şehir merkezinde hizmet vermektedir.

Yalova ili ile Mustafakemalpaşa, Karacabey, İnegöl, İznik, Yenişehir ve Orhangazi ilçelerinde bulunan yüksekokullarımız hizmetlerini isimlerini aldıkları ilçelerde sürdürmektedirler.

Üniversitemizde 2003-2004 akademik yılında, 24.803 Lisans, 15.751 Önlisans, 1808 Yükseklisans, 657 Doktora öğrencisi olmak üzere toplam 43.019 öğrenci öğrenim görmektedir. Eylül 2003 tarihi itibariyle Üniversitemizde toplam 332 Profesör, 136 Doçent, 259 Yardımcı Doçent, 269 Öğretim Görevlisi, 132 Okutman, 859 Araştırma Görevlisi, 84 Uzman olmak üzere toplam 2.071 öğretim elemanı bulunmaktadır.

http://www.uludag.edu.tr/ Üniversitenin resmi web sitesi adresi

Kapitalizm

Kapitalizm Anamalcılık, Sermayecilik, Serbest Piyasa Ekonomisi, Serbest Girişinin Ekonomisi adlarıyla da anılır. Avrupada feodalizmin çöküşünden bu yana egemen olan ekonomik sistem. Liberal sistem, serbest ticaret, karma ekonomi deyimleri de kapitalizmi belirtir. Kapitalist ekonominin temel özelliği üretim araçlarının büyük çoğunluğunun özel ellerde bulunması ve üretimle gelir bölüşümüne önemli ölçüde piyasaların işleyişinin yön vermesidir.

Kapitalizm hakkında ansiklopedik bilgi

Kapitalizm Anamalcılık, Sermayecilik, Serbest Piyasa Ekonomisi, Serbest Girişinin Ekonomisi adlarıyla da anılır. Avrupada feodalizmin çöküşünden bu yana egemen olan ekonomik sistem. Liberal sistem, serbest ticaret, karma ekonomi deyimleri de kapitalizmi belirtir. Kapitalist ekonominin temel özelliği üretim araçlarının büyük çoğunluğunun özel ellerde bulunması ve üretimle gelir bölüşümüne önemli ölçüde piyasaların işleyişinin yön vermesidir.

Sermaye (kapital) ve kapitalizm kavramları zaman zaman eşanlamda, dolayısıyla yanlış kullanılır. Sermaye, insanların ihtiyaçlarını tek başına ve dolaysız olarak karşılamaz. Tüketiciler tarafından kullanılan malların üretimine yardımcı olur. Sermaye, insan veya doğa yapısı olabilir. Makineler, aletler, sanayi araçları, fabrika binaları, madenler, ekilebilir topraklar, ham ve yarı mamul mallar “sermaye” kavramının sadece birkaç örneğidir.

Kısacası sermaye, üretim sürecinde kullanılan araçların tümüne verilen addır. Kapitalizm ise bu üretim araçları üzerinde bir mülkiyet, bir işletme biçimidir. Sermayenin özel mülkiyet altında bulunduğu (fertler ya da fertlerin birleşerek meydana getirdikleri şirketler olabilir) durumlarda, düzen “kapitalist” bir düzendir.

Sermaye özel ellerde olduğu zaman, o özel eller kullanış yer ve biçimleri üzerinde son söze sahiptirler. Özel sermaye sahipleri de sermayeyi kendi çıkarlarına uygun yer ve şekillerde kullanırlar. Demek ki, kapitalizmi şu şekilde tanımlamak mümkündür: İnsan veya doğa yapısı sermayenin özel ellerde (özel mülkiyet altında) bulunduğu ve kişisel kazanç için kullanıldığı bir ekonomik örgütlenme biçimidir.

Dikkat edilmesi gereken nokta, sermaye’nin “varlık” ve onun üzerindeki “mülkiyet” biçiminin aynı anlama gelmediğidir: Yiyecek gibi, barınak gibi temel tüketim mallarının yapımına katılacak doğal kaynakların yokluğunda hiçbir toplum varolamaz; varolsa bile işleyemez.

Aynı şekilde, insan yapısı araçlara, makinelere, sanayi cihazlarına sahip olmayan -hem de büyük miktarda sahip olmayan- modern bir toplum düşünülemez. Ancak, bu sermaye mallarının mülkiyet, kullanış ve denetlenme şekilleri ayrı olabilir. Kapitalizm, işte, bu şekillerden bir tanesidir. Kapitalizmin savunucuları en iyi şeklin, en iyi düzenin bu olduğunu ileri sürerler. Kapitalizmin karşısında olanlar ise diğer şekilleri savunurlar. İkisinin de anlaştığı nokta, sermayenin varlığının gerekli olduğudur.

Ayrı düştükleri nokta ise, sermaye üzerindeki mülkiyet biçiminin nasıl olacağıdır. Bir başka deyişle, sermayenin nerede ve nasıl kullanılacağı konusunda kararların kimler tarafından verileceğidir.

Özel mülkiyet : “Özel mülkiyet”, kapitalist ekonomilerin en önemli temel kurumlarındandır. Özel mülki yet kavramının anlamı kısaca şudur: Mal sahibine, sahibi olduğu mallar üzerinde tam bir denetleme ve kullanma yetkisi ve hakkı verilmesi, tanınan bu hakkın da toplum tarafından korunması. Daha kesin çizgilerle diyebiliriz ki, özel mülkiyet, değer taşıyan nesneleri alma, saklama, kullanma ve elden çıkarma hakkıdır. Ayrıca mal sahibine, malını bizzat kullanma hakkının yanı sıra, o malı başkalarının kullanabilmesi için gerekli şartları koyma yetkisi de verilmektedir.

Zenginliğin birikimini ve korunmasını teşvik eden temel unsur, özel mülkiyet kurumudur. Bu koşulların devam etmesi halinde özel mülkiyet, kapitalist ekonomilerin en belirgin ve en etkili bir kurumu olmaya devam edecektir. Özel mülkiyet ortadan kalktığı zaman -ki böyle bir durumda ekonomik kararların kaynağı özel mülkiyet dışı bir kurum olacaktır- kapitalist düzen de varlığını yitirecektir.

Veraset : Genellikle özel mülkiyetin bir kesiti olarak görülen veraset, hiç değilse kuramsal bir açıdan bakıldığı zaman, ayrı bir incelemeyi gerektirmektedir. “Mal tevarüsü” ya da miras yoluyla mal edinme olarak da adlandırılabilecek bu kurumda iki ayrı hak dizisi görüyoruz: Bunlardan birincisi vasiyet etme hakkı, ikincisi de miras hakkıdır. Veraset kavramının buradaki kullanılışı her ikisini de kapsamına almaktadır.

Veraset kurumu kapitalizmin önemli temel taşlarından biridir; ortadan kalkması üretim malları mülkiyetinin tedrici bir şekilde kamulaştırılmasına yolaçacaktır; zira gayet kesin bir şekilde zenginlik (sermaye) birikimini teşvik etmektedir. Fakat veraset hiçbir şekilde doğal bir kurum değildir.Veraset insanın mutlak ya da doğal hakları arasında görülemez. Özel mülkiyet gibi veraset hakkı da, toplum tarafından değişik biçim ve kalıplara sokulabilir; hattâ toplum tarafından insanlara tanınan haklar arasından da çıkarılabilir. Bu kurumlar insan yapısıdır. Nasıl kapitalist sistem doğal veya mutlak bir sistem değilse, kapitalizmi meydana getiren bu kurumlar da aynı şekilde mutlak ya da doğal değildir; sadece sistemin (kapitalizm) doğasındadır. Bir başka deyişle, kapitalist düzen sürdükçe özel mülkiyet ve veraset kurumları da devam edecektir.

Özel teşebbüs (girişim) özgürlüğü: Teşebbüs özgürlüğü kapitalist ekonomiler için büyük önem taşır. Müteşebbisin görevi, belirli mal ve hizmetlerin piyasaya arzedilmesi için gerekli nitelik ve nicelikteki üretim araçlarının bir araya getirilmesi ve eşgüdüm içinde çalışmalarının sağlanmasıdır. Müteşebbis, üretim araçlarının kiralanması, alınması üretimde kullanılmasında bir fayda görmediği sürece, o araçlar belirli alanlarda belirli şekillerde kullanılmayacaktır.

Kapitalist düzenlerde müteşebbislere faydalı olabilecek alanları bulup çıkarmak ve üretim araçlarını bu alanlarda kullanmak özgürlüğünü tanımak gereklidir. Üretim süreci bu şekilde yürütülmediği takdirde, kapitalist bir düzen altında başka türlü de yürütülemez. “Özel teşebbüs özgürlüğü” kapitalist ekonomilere özgü bir kurumdur.

Rekabet: Rekabetin sayısız biçim ve görünümleri de kapitalist ekonomik düzenlere damgasını vurmuştur. Rekabet kurumunun ilk ve en önemli görevi, kapitalizmin en önemli unsurlarından biri olan değer biçme süreci ile ilgilidir. Kapitalist ekonomilerde rekabet ya da serbest pazarlar ya da rekabet yoluyla fiyat belirlenmesi, kapitalist ekonominin diğer kurumlarıyla tutarlılık içindedir. Kapitalist ekonomilerin düzgün bir şekilde ve aksamadan işleyebilmesi için bu fiyat belirlenmesi mekanizmasının da aksamadan ve düzgün bir şekilde işlemesi gerekir.

Kapitalist ekonomilerde rekabetin en önemli görevlerinden biri, mal üretiminde yüksek verimlilik (etkenlik) sağlamak ve ulaşılan bu verimlilik düzeyini korumak ve geliştirmektir. Yüksek verimliliğin (etkenlik) oluşumunu sağlayacak kuvvet ve kurumların yokluğunda, hiçbir ekonomik örgütlenme biçiminin uzun ömürlü olması beklenemez.

Kâr amacı : Kâr güdüsünün kapitalist ekonomilerdeki yerini ve görevlerini değişik şekillerde anlatmak mümkündür. Bir açıdan bakarsak diyebiliriz ki, kâr güdüsü, kapitalist ekonomilerin merkezî denetim organı dır; kapitalist ekonomileri fiilen yöneten kişi veya kuruluşların bulunması, düzenin özü bakımından, imkânsızdır. Kâr güdüsünün, müteşebbisi, üretim araçlarını en verimli üretim süreçlerinde kullanmak üzere harekete geçirmesi beklenir. Bu kâr güdüsü, müteşebbisi üretim araçlarını daha az önemli olan yerlerden daha önemli olanlarına aktarması için uyanık tutar. Bir başka deyişle, yüksek bir uzmanlaşma düzeyine ulaşmış ekonomilerde, kâr güdüsü eşgüdümü sağlayacak bir araç olarak çalışır.

Buna ek olarak müteşebbisi gerçekten müteşebbis olmaya adeta zorlar. Bunu yapmakla da yetinmez; gelir fazlası olasılığının daima bulunması sayesinde, teşebbüs hizmetleri yapmasını da sağlar. Sonuçları önceden kestirilemeyecek tehlikelerin göze alınması da bu kurumun bir parçasıdır. Kar güdüsü teşebbüs kararlarının denetimini yapar. Teşebbüs unsurunun ana kaynağı olması bakımından, kolaylıkla kapitalizmin kilit kurumu olarak nitelenebilir.

Kapitalizmin tarihçesi

Kökleri ilkçağa kadar uzanan kapitalizm Ortaçağın sonlarına doğru Avrupa’nın belirli bölgelerinde gelişmeye başladı. Ancak bir sistem olarak yerleşmesi onaltıncı yüzyıldan sonra gerçekleşti. Onaltı, onyedi ve onsekizinci yüzyıllarda İngiliz kumaş sanayisindeki büyüme kapitalizmin gelişimini hızlandırdı. Kapitalizm öncesi sistemlerde üretimin tüketimi aşan bölümünün üretim kapitalitesinin genişletilmesi amacıyla kullanılmasıyla ayrılıyordu. Birçok tarihsel etmen de bu gelişmeyi pekiştirdi. Onaltıncı yüzyıldaki reform hareketinin çabasını aşağılayan geleneksel ahlâkın etkilerini kırarken çok çalışma ve tutumlu olmaya da dini bir temel kazandırdı. Artık ekonomik eşitsizlik zenginlerin de ahlâklı olabileceği gerekçesiyle rahatça savunuluyordu.

Kapitalizmin gelişmesine katkıda bulunan diğer bir etmen de Avrupa’da değerli maden arzındaki artış ve bunun sonuncunda fiyatların yükselmesi oldu. Bu dönemde fiyatlar ücretlerden daha hızlı arttığından enflasyondan en çok sermaye sahipleri yararlandı. İlk kapitalistler (1500-1750) Merkantilist dönemde güçlü ulusal devletlerin ortaya çıkmasında da yararlandılar. Bu devletlerin izlediği ulusal güçlenme politikaları bir örnek para ve hukuk sistemleri gibi iktisadi gelişme için gerekli temel toplumsal şartların oluşmasını ve sonuç olarak ağırlığın devletten özel teşebbüse kaymasını sağladı.

İngiltere’de onsekizinci yüzyılda kapitalist gelişmenin odağı ticaretten sanayiye kaydı. Önceki yıllarda sağlanan sermaye birikimi, Sanâyi Devrimi sırasında teknik bilginin sanayiye uygulanması yolunda kullanıldı. Adam Smith (1723-1790) “Ulusların Zenginliğinin Nedenleri ve Kaynakları Üzerine bir inceleme” adlı eserinde klasik kapitalizmin ideolojisini ortaya koydu. Smith, toplumların gelişmesini Marksist kurama benzer biçimde çeşitli aşamalara ayırıyordu. Buna göre toplumlar avcılık, göçebeliğe dayalı tarım, feodal çiftçilik ve ticari karşılıklı bağımlılık aşamalarından geçerler. Her aşamanın kendine özgü kurumları vardır. Sözgelimi avcılık aşamasında mülkiyet olmadığı için adlî kurumlara gerek yoktu. Ama toplumsal çevrenin büyümesiyle birlikte düzenli orduların yanısıra özel mülkiyetin ve çeşitli ayrıcalıkların korunmasını aracı olarak devlet kurumu gelişti. Böylece daha karmaşık bir örgütlenme ortaya çıktı. Ücretleri loncaların yerine piyasaların belirlediği, özel girişime devletçe konan kısıtlamaların kalktığı son aşama ise sonradan serbest rekabet kapitalizmi olarak adlandırılan “kusursuz özgürlük” aşamasıdır. Bu aşamada bireylerin tutkuları doğrultusunda kendi durumlarını iyileştirmeye yönelik faaliyetlerini toplumsal bakımdan yararlı sonuçlara dönüştüren mekanizma rekabettir. Örneğin bireylerin rekabete dayalı mücadelesi sayesinde malların fiyatları, geçici sapmalar dışında üretim maliyetini denk düşen doğal düzeylerde oluşur. Ulusal servet ise toplumun üç ana sınıfını oluşturan işçiler, toprak sahipleri ve sanayiciler arasında gene ortak yararı en yüksek düzeye çıkarılacak biçiminde ücret rant ve kâr olarak bölüşülür. Dolayısıyla kendi kendine işleyen ve kendini sürekli olarak düzelten piyasa mekanizması devlet müdahalesi olmadan toplumsal düzenliliği sağlar. Bireylerin kendi çıkarları peşinde koşması ulusal zenginliği de artırır. Ekonomideki üretkenlik artışının temeli ise emeğin iş bölümüdür. Bireyler işbölümü sayesinde bir yandan kendi verimliliklerini artırırken aynı zamanda toplumsal üretkenliğin de artmasına katkıda bulunur. Rekabetçi sistemin isleyişini engelleyecek ayrıcalıklara ve devletin müdahalelerine izin verilmediği sürece ulusal zenginlik durmadan büyüyecek, toplum kendiliğinden en iyi noktaya ulaşacaktır.

Fransız Devrimi ve Napoleon Savaşları‘nın feodalizmin kalıntılarını silip süpürmesinden sonra Smith’in önerdiği politikalar giderek daha çok uygulamaya konuldu. Ondokuzuncu yüzyılda siyasal liberalizmin başlıca politikaları serbest ticaret, sağlam para (altın standardı), dengeli bütçe ve sosyal yardımların son derece kısıtlı tutulması biçiminde kendini gösteriyordu.

I. Dünya Savaşı kapitalizmin gelişmesinde bir dönüm noktası oldu. Savaştan sonra uluslararası piyasalar daraldı, altın standardının yerini uluslararası para birimi aldı, bankacılık alanında hegemonya Avrupa’dan ABD’ye geçti, Afurika ve Asya ulusları sömürgeciliğe karşı başarılı mücadelelere giriştiler ve dış ticaretin önündeki engellere yenileri eklendi. 1929 Büyük Bunalımı pek çok ülkede devletin ekonomiye karışmamasını öngören kapitalizmin ünlü “bırakınız yapsınlar” politikasına son vererek bir süre kapitalist sistemin geleceğine ilişkin şüpheleri artırdı. Ama II. Dünya Savaşı’ndan sonra Amerika, Avrupa ülkeleri ve Japonya’daki başarısı sistemin yaşama gücünü sürdürdüğünü göstermekle kalmayarak Son yıllarda doğu bloğu ülkelerini de etkileyerek komünizme karşı sürdürdüğü rekabette önemli ölçüde başarı kazandı.

yepyeni 50 minimalist masaüstü duvar kağıdı (wallpapers)

masaüstü duvar kağıtlarının ruh halimizi nasıl yansıttığından bahsetmiş ve arada sırada bunları değiştirmek istediğimizde bize yardımı dokunabilecek çeşitli wallpaper kaynaklarına yer vermiştik. ( * - * - * )

ve daha önce sadelik ve nesnelliği bir arada sunanminimalist duvar kağıdı örneklerine ilk defa şuradadeğinmiştik. bu bildiri ile bu tarz minimalist çalışmaları seven ve de arşivinde bulundurmak isteyenler için yepyeni 50 minimalist masaüstü duvar kağıdına daha yer vereceğiz.

toplamda 50 tane olan bu minimalist duvar kağıtlarının hepsine buradan ulaşabilirsiniz.

400+ yüksek kaliteli ve çekici duvar kağıdı koleksiyonu

duvar kağıtlarını seviyorsanız sürekli değiştirme ihtiyacı duyabilirsiniz. masaüstünüzü taze tutmak için bu yazıda yüksek kaliteli ve yaratıcı duvar kağıtları kaynaklarına ulaşabileceksiniz.

tipografi, doğa, sanat ve fotoğrafçılık temalarının ön plana çıktığı 400+ duvar kağıdına aşağıdan ulaşabilirsiniz.

1. (really) stunning desktop wallpapers (gerçekten çok güzelmasaüstü duvar kağıtları)

\

2. 40+ awesome typography wallpapers, serious inspiration(harika tipografi duvar kağıtları)

\

3. 35 beautiful high resolution wallpaper collection (güzel yüksek kaliteli duvar kağıdı koleksiyonu)

\

4. 40+ absolutely stylish & creative hand-picked wallpapers(kesinlikle şık ve yaratıcı dikkate değer duvar kağıtları)

\

5. 35+ colorful and inspiring examples of high definition wallpapers (renkli, yüksek kaliteli ve i̇lham kaynağı duvar kağıtları

\

6. 45 beautiful dual-screen wallpapers (çift-ekran güzel duvar kağıtları)

\

7. 20+ high quality color spectrum and rainbow wallpapers(yüksek kaliteli spektrum ve gökkuşağı duvar kağıtları)

\

8. top 10 high-res wallpapers of upcoming games (gelecekte en iyi 10 oyun duvar kağıdı)

\

9. 60 most beautiful apple (mac os x leopard) wallpapers(çok güzel apple duvar kağıtları)

\

10. 70 beautiful dual-screen desktop wallpapers (güzel çift-ekran masaüstü duvar kağıtları)

\

11. 20 refreshing nature wallpapers (hayret verici doğa duvar kağıtları)

\

kaynak: pelfusion.com

Adriana Lima Fotografları

Türk Telekom’dan liselilere Vitamin

\

Türk Telekom lise öğrencileri için müthiş bir site hazırlamış.Derslerine büyük destek olacak bir sistem oluşturulmuş.Sistemin ismi Vitamin lise .Tüm bilgileri sitede bulabilirsiniz.

\
\

ezel dizisi – tanıtım

\

22dakika’da türk dizilerini görmeye alışık değiliz belki ama, izlediğinizde çok kaliteli bir yapım olduğunun farkına varacağınız show tv’nin yeni dizisi ezel, daha ilk bölümünden farklı bir yapıya sahip olduğunu gösterdi bize. ilk 6 bölümü ile reytinglerde zirveye oturarak, pazartesi akşamlarının vazgeçilmezi oldu.

başrollerinde kenan imirzalioğlucansu dereyiğit özşenerbarış falay gibi başarılı isimler yer almakta.

ezel, bir bakıma modern bir monte kristo hikayesi. arkadaşları ve sevdiği tarafından ihanete uğrayıp, intikam aşkı ile yanıp tutuşan bir gencin, ömer’in hikayesi.

monte kristo denilince aynı olay örgüsünü beklemeniz de hata olur. çok başarılı bir anlatım tekniği var. özellikle ömer rolü için seçilen oyuncu, çok iyi bir seçim olmuş.

Ömer
ömer

dizide lost izleyenlerin aşina olduğu flashback tekniği kullanılmakta. türk dizilerinde görmeye alışkın olmadığımız, faklı bir çizgisi var. çekim teknikleri ve müzikleri ile bile farkını belli ediyor. küçük mantık hataları da barındırmıyor değil ama o kadar kusur kadı kızında da olur değil mi. :)

dizi hakkında fazla bilgi verip, izlememiş olanlar için, heyecanını kaçırmanın yersiz olacağını düşünüyorum. umarım bu çizgisinden sapmadan, bu başarıyı devam ettirir. henüz izlememiş olanlara şiddetle tavsiye ediyorum. dizi kirliliği yaşadığımız ülkemizde, böyle kaliteli yapımları görmek her zaman mutlu edecektir bizi.

ayrıca dizinin facebook fan sayfası en yakın rakibi kurtlar vadisi pusu‘ya
150binlik bir fark atarak zirveye oturmuştur.

dizi pazartesi akşamları 20:00′da show tv‘de yayınlanmakta. hiç izlememiş olanların ortadan başlamadan, geçmiş bölümleri bir şekilde izlemelerini tavsiye ediyorum.

Happy Card

Türkiye Finans’ın bonus özellikli kredi kartı Happy Card için hazırladığı web sitesi yayına alınmış.

Happy Card

Siteyi www.happycard.com.tr adresinden ziyaret edebilirsiniz.

Procter&Gamble’den businessschool

\

Procter&Gamble üniversite öğrencileri için business school projesine başladı.Üniversite öğrencilerinin kaçırmaması gereken bir proje.Gerekli bilgilersitede mevcut.Başvurmakta fayda var:)